Bir Yönetim Modeli: MİMAR SİNAN

Bu hafta elimde ilk baskısı 2009 yılında yapılan ancak okuma fırsatını henüz bulabildiğim bir eser vardı.  İbrahim Zeyd Gerçik’ in kaleminden, kurumsal şirketler için insan kaynakları ve proje yönetimine karşılaştırmalı bir bakış açısı kazandıran ‘Bir Yönetim Modeli Mimar Sinan’ kitabı.mimarsinan

Eseri okurken her satırında 10 yıllık iş hayatıma yönelik o kadar çok benzerlik yakaladım ki, bu kitap tam benlik olmuş dedim. Kitapla birlikte hem kendime, hem birlikte çalıştığım yönetici ve astlarımla olan iş ilişkilerime yönelik bir iç hesaplaşma fırsatı buldum. Kitapların altını çizme alışkanlığım çok yoktur. Biraz da kitaplara kıyamadığımdan yapamam aslında bunu. Ancak bu kitabın birçok satırının altını büyük bir dikkatle çizmek istedim. Bir öğrenmeden ziyade bir onaylama çizgisiydi bunlar. Belki de bu kitapta yer alan birçok tespiti yaşayarak tecrübe etmiş olmam, kendimi fazlasıyla kitabın içinde bulmamdı beni bu şekilde etkileyen.

Mimar Sinan’ ın Süleymaniye Külliyesi’ ni inşası sürecinin bir proje yönetimi olarak ele alındığı eserde insan kaynakları yönetiminin temel prensipleri karşılaştırmalı olarak çok hoş bir şekilde yorumlanmış. “İnsanı yücelt ki devlet yaşasın” prensibinin Osmanlı’ da nasıl inşa edildiğini, dönemler-asırlar geçse de proje ve insan kaynağı yönetiminde temel değerlerin bugün de aynı olduğunu, hiç değişmediğini görüyoruz eserde.

Müellifimiz, Osmanlı Medeniyetinin yeteneği keşfetme, yeteneği işleme, projeler ile yeteneği üst kademe yönetime hazır hale getirme serüveni Sinan’ ın şahsında ele alınırken Süleymaniye’ nin özelinde proje yönetiminin aşamaları ve insanı unsurları incelenmiş. Yazar kitabın ilk satırlarında çalışmasını şu cümleler ile özetlemiş:

Bu eser Mimar Sinan ve Süleymaniye Külliyesi, kültür mirasımızdaki biri insan diğeri kurum olan, birbirine bağlı iki modelin, yönetim ve psikoloji çerçevesinden yorumlanmasıdır.

İşe alımdan, performans yönetimine, kurumsal kültürden kurumsal hafızaya, algı yönetiminden, dedikodu, motivasyona kadar her alanda Mimar Sinan’ dan, Osmanlı’ dan, tarihimizden alınacak ne özel dersler varmış. Batı merkezli kişisel gelişim ve iş hayatı kitaplarını okurken hep bir eksiklik hissediyorsunuz. Bu eserlerin ruhumuzla, özümüzle kesişmeyen, eksik kalan bir yanı oluyor hep. Bu eser ise kendi alanında mevzu bahis eksiklikleri doldurmuş sanki. Bu tür çalışmalar maneviyatımıza, özümüze, kültür değerlerimize de hitap etmesi yönüyle başarıyı fazlasıyla hak ediyor. Altı yılda yedinci baskısının raflarda olması da bunun bir göstergesi olsa gerek.

Bence şirketlerde bir motivasyon unsuru olarak bu tür eserleri okuma seferberliği bile düzenlenebilir. Bu eseri, her düzeyden liderlerin ve yönetici adaylarının en azından bir kere okumasını tavsiye edeceğim. Umarım bu tür karşılaştırmalı eserler daha çok yer alır kitapçılarımızda.

Okumayı tamamladığımda aklıma M.Akif’ in şu dörtlüğü geldi.

Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

“Tarih” i tekerrür diye ta’rif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?

Son olarak TRT tarafından eserin müellefiyle yapılan Temmuz 2014 tarihli röportaj  videosunu ve Muhammed Özdemir‘ in hazırladığı özet sunumunu paylaşmak istiyorum.

http://www.slideshare.net/muhammedozd/bir-yonetim-modeli-mimar-sinan-nsan-kaynaklar-ve-proje-yonetimi

PaylaşınShare on LinkedInShare on Google+Share on FacebookTweet about this on TwitterDigg this